be like - Turc Anglais Dictionnaire

be like

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "be like" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
be treated like a criminal v. suçlu muamelesi görmek
be like a fish out of water v. sudan çıkmış balığa dönmek
like to be flattered v. pohpohlanmaktan hoşlanmak
like to be pampered v. pohpohlanmaktan hoşlanmak
be treated like a second-class citizen v. ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmek
be like one fist v. tek yumruk gibi olmak
be not like v. benzememek
want to be like someone else v. birine özenmek
want to be like someone else v. başka biri gibi olmak istemek
be like sb v. birine benzemek
be like someone v. birine benzemek
be like somebody v. birine benzemek
Proverb
promises are like piecrust made to be broken söz/sözler dönülmek için verilir
Colloquial
pretend to be like a family v. aileymiş gibi davranmak
Idioms
be like a cat on tin roof v. diken üstünde olmak
be like a cat on hot bricks v. diken üstünde olmak
be like a red rag to a bull v. cami duvarına işemek
be out like a light v. tavşan uykusuna yatmak
be like a cat on hot bricks v. burnundan solumak
be like a cat on hot bricks v. diken üstünde oturmak
be like a cat on tin roof v. burnundan solumak
be out like a light v. birden uykuya dalmak
be out like a light v. ansızın komaya girmek
be out like a light v. ansızın bilincini yitirmek
be out like a light v. ansızın kendini kaybetmek
be like a cat on a hot tin roof v. sakinleşemeyecek kadar sinirli olmak
be like a cat on a hot tin roof v. sinirden köpürmek
be like a cat on a hot tin roof v. burnundan solumak
be like a cat on hot bricks v. hop oturup hop kalkmak
be like a cat on hot bricks v. tetikte olmak
be out like a light v. uykuya dalmak
be out like a light v. uyuyakalmak
be packed like sardines v. tıka basa dolmak
be packed like sardines v. tıkış tıkış olmak
be like a child in a sweetshop v. şekerci dükkanındaki çocuk gibi olmak
be like a child in a sweetshop v. sevinçten çılgına dönmek
be like a child in a sweetshop v. darı ambarına düşmüş tavuk gibi olmak
be like a child in a sweetshop v. etekleri zil çalmak
be dressed up like a dog's dinner v. komik giyinmek
be dressed up like a dog's dinner v. kötü giyinmek
be done up like a dog's dinner v. kötü giyinmek
be dressed up like a dog's dinner v. paçoz gibi giyinmek
be done up like a dog's dinner v. paçoz gibi giyinmek
be done up like a dog's dinner v. komik giyinmek
be done like a dog's dinner v. hezimete uğramak
be done like a dinner v. hezimete uğramak
be like talking to a brick wall v. duvara konuşuyormuş gibi olmak
be like talking to a brick wall v. duvarla konuşuyor gibi olmak
be like rearranging the deckchairs on the titanic v. kısa ömürlü ve yarar getirmeyecek olmak
be like two peas in a pod v. bir elmanın iki yarısı gibi olmak
be like a dog with two tails v. aşırı sevinmek
be like a dog with two tails v. çok mutlu olmak
be done like a dinner v. yenilmek
be done like a dog's dinner v. yenilmek
be like a bear with a sore head v. küplere binmek
be like a bear with a sore head v. sinirlenmek
be like a deer caught in the headlights v. kımıldayamayacak kadar korkmak
be like a rabbit caught in the headlights v. kımıldayamayacak kadar korkmak
be like painting the forth bridge v. bitmek bilmez olmak
be like a kid in a candy store v. sevinçten havalara uçmak
be like a kid in a candy store v. çok sevinçli olmak
be like a kid in a candy store v. (sevinçten) içi içine sığmamak
be like a kid in a candy store v. çok mutlu olmak
be like a dog with a bone v. inadım inat davranmak/olmak
be like a deer caught in the headlights v. korkudan donakalmak
be like a rabbit caught in the headlights v. korkudan donakalmak
be dropping like flies v. telef olmak
be like chalk and cheese v. birbirinden gece gündüz kadar farklı olmak
be like watching paint dry v. çok sıkıcı olmak
be drawn like a moth to a flame v. büyülenmiş gibi cazibesine kapılmak
be dropping like flies v. sinek gibi kırılmak
be dropping like flies v. patır patır ölmek
be like fort knox v. kale gibi sağlam olmak
be like watching grass grow v. son derece sıkıcı olmak
be running like the devil's chasing v. arkasından şeytan kovalıyormuşcasına koşmak
be running like the devil's chasing v. arkasından şeytan kovalıyormuş gibi koşmak
be of like mind v. aynı kafada olmak
be of like mind v. hemfikir/aynı kanıda/aynı görüşte olmak
be like water off a duck's back v. kendisine yapılan eleştirilere/hakaretlere aldırmamak
be like water off a duck's back v. yöneltilen eleştiriler vız gelmek
be like a red rag to a bull v. birini kızdıracak/kışkırtacak bir şey olmak
be built like a tank v. tank gibi sağlam yapılmak
be like oil and water v. birbirlerinden gece ile gündüz kadar farklı olmak
be sweating like a horse v. aşırı terlemek
be sweating like a horse v. terden sırılsıklam olmak
be sweating like a horse v. kan ter içinde kalmak
be sweating like a mule v. kan ter içinde kalmak
be sweating like a mule v. çok terlemek
be sweating like a mule v. terden sırılsıklam olmak
be sweating like a horse v. çok terlemek
be sweating like a mule v. aşırı terlemek
be running around like a headless chicken v. çıldırmış gibi ortalarda dolanmak
be caught like a rabbit in the headlights v. çok şaşırmak
be caught/freeze like a deer in the headlights v. (şaşkınlıktan/korkudan) gözleri fal taşı gibi açılmak
be caught/freeze like a deer in the headlights v. çok şaşırmak
be caught like a rabbit in the headlights v. (şaşkınlıktan/korkudan) gözleri fal taşı gibi açılmak
be running around like a headless chicken v. ne yapacağın bilmez şekilde koşuşturmak
be running around like a headless chicken v. deli dana gibi sağa sola dalmak
be rushing about like a headless chicken v. telaşla koşturmak
be rushing about like a headless chicken v. deli dana gibi kaçmak/koşturmak
be rushing about like a headless chicken v. deli dana gibi dolanmak
be running about like a headless chicken v. deli dana gibi kaçmak/koşturmak
be running about like a headless chicken v. başı kesik tavuk gibi oradan oraya koşmak
be running about like a headless chicken v. telaşla koşturmak
be rushing about like a headless chicken v. ipini koparmış dana gibi hareket etmek
be rushing about like a headless chicken v. başı kesik tavuk gibi oradan oraya koşmak
be running about like a headless chicken v. ipini koparmış dana gibi hareket etmek
be running about like a headless chicken v. deli dana gibi dolanmak
be like trying to find a needle in a haystack v. samanlıkta iğne aramak
be down on (one) like a ton of bricks v. (birinin) tepesine balyoz gibi inmek
be down on somebody like a ton of ˈbricks v. (birini) fena halde paylamak
be down on (one) like a ton of bricks v. (birini) eşekten düşmüşe çevirmek
be down on somebody like a ton of ˈbricks v. (birini) fena halde haşlamak
be down on somebody like a ton of ˈbricks v. (birine) bir ton fırça çekmek/atmak
be down on (one) like a ton of bricks v. (birini) bir güzel benzetmek
be down on somebody like a ton of ˈbricks v. (birine) bir güzel giydirmek
be down on somebody like a ton of ˈbricks v. (birine) bir ton laf söylemek
be down on somebody like a ton of ˈbricks v. (birini) fena halde azarlamak
be down on (one) like a ton of bricks v. (birinin) tepesine gülle gibi inmek
be like herding cats v. organize etmesi/düzenlemesi neredeyse imkansız olmak
be like herding cats v. deli sürüsüne çobanlık etmek gibi olmak
be like herding cats v. bir araya getirmesi neredeyse imkansız olmak
be like putty in someone's hands v. biri tarafında kolayca manipüle edilmek
be like wax in someone's hands v. biri tarafında kolayca manipüle edilmek
be like wax in someone's hands v. birinin eline düşmek
be like wax in someone's hands v. birinin elinde oyuncak olmak
be like putty in someone's hands v. birinin emrine amade olmak
be like wax in someone's hands v. birinin emrine amade olmak
be like putty in someone's hands v. birinin eline düşmek
be like putty in someone's hands v. birinin elinde oyuncak olmak
be like fort knox v. hırsızlara karşı kale gibi olmak
be like fort knox v. kale gibi sağlam olmak
be like fort knox v. kale gibi güvenli olmak
be like putty in someone's hands v. birinin elinde oyuncak olmak
be like wax in someone's hands v. birinin eline düşmek
be like putty in someone's hands v. birinin emrine amade olmak
be like wax in someone's hands v. birinin elinde oyuncak olmak
be like putty in someone's hands v. birinin eline düşmek
be like putty in someone's hands v. biri tarafından kolayca manipüle edilmek
be like wax in someone's hands v. biri tarafından kolayca manipüle edilmek
be like wax in someone's hands v. birinin emrine amade olmak
be like a red flag to a bull v. tahrik edici olmak
be off like a prom dress (in may) v. kaçıp gitmek
be off like a prom dress (in may) v. hemen gitmek
be like a red flag to a bull v. yangını körüklemek
be off like a prom dress (in may) v. çıkıp gitmek
be like a red flag to a bull v. yangına körükle gitmek
be in like flynn v. kabul görecek durumda olmak
be in like flynn v. başarı elde edecek durumda olmak
be like a red flag to a bull v. kışkırtıcı olmak